Ağız kanseri nasıl olur, nasıl anlaşılır, nasıl ortaya çıkar ve teşhisi nasıl konur?


Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Çağımızda ağız kanseri gittikçe yaygınlaşan ve artık dikkate alınması gereken oldukça ciddi bir hastalıktır.

Peki ağız kanseri neden olur, yani ağız kanserine yol açan faktörler nelerdir?

Peki ya ağız kanseri teşhisi koymak için neleri bilmek gerekir veya ağız kanseri nasıl anlaşılır dersiniz? Bu gibi soruların yanıtını ve ağız kanserinin sebepleri, belirtileri, işaretleri ile tedavisi ve alınacak tedbirler hakkında detaylı bilgileri yazının devamında okuyacaksınız…

agiz-kanseri.jpg (545×362)

Ağız Kanseri Nedir?

Ağız kanseri, dudakların (genellikle alt dudak) üstünde, ağzın içinde, gırtlak, bademcikler veya tükürük bezlerinin arkasında meydana gelen kanserdir. Dudak, dil, dişeti ve ağız tabanı kanserleri ağız kanserinin en yaygın türleridir. Nadiren yanak içi veya damak bölgelerini de içine alır. Tükürük bezlerinin birinde başlamış olabilir veya boğaz veya burun gibi ağız çevresindeki bölgelerden ağza yayılmış olabilir.

Cancer Research UK tarafından toplanan istatistiklere göre ağız kanseri erkeklerde kadınlara oranla iki kat daha yaygındır. 40 yaşını aşmış insanlarda görülme olasılığı daha fazladır. Ancak son zamanlardaki araştırmalar bu hastalığın genç hastalarda ve kadınlarda gittikçe daha yaygın hale geldiğini ortaya koymaktadır.

Kanserin birçok türünde olduğu gibi yine tedaviden en fazla faydayı sağlamak, kanserin vücudun diğer kısımlarına yayılmasını önlemek ve yüzde oluşabilecek şekil bozuklukları ile konuşma zorluğunu engellemek amacıyla erken teşhis önemlidir.

Ağız Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Her zaman ağız kanserinin en erken uyarı işaretlerini fark etmek mümkün olmayabilir. Bu yüzden hem diş hekimi hem de doktorların yaptığı düzenli muayeneler çok önemlidir. Bunun yanı sıra aşağıdaki belirtilerden biri ve ya birkaçı görüldüğünde mutlaka hekime başvurulmalıdır:

-Dudaklarda, diş etlerinde veya ağız içinde kolaylıkla kanayan ve iyileşmeyen yara
-Yanakta dil ile hissedilebilen bir şişkinlik veya kalınlaşma
-Ağzın herhangi bir bölümünde his kaybı veya uyuşukluk
-Diş etlerinde, dilde veya ağız içindeki beyaz veya kırmızı benekler
-Çiğneme veya yutma güçlüğü
-Ağızda acı veya tarifsiz bir ağrı veya bilinen bir sebep olmaksızın boğaza bir şey takılma hissi
-Takma dişlerin kötü bir şekilde yerleşmesine neden olan çene şişkinliği
-Ses değişikliği
Gelişen bir tümör ağrı vermeyebilir ancak yayılarak kanamaya sebep olabilecek ülserler oluşturabilir. Dil kanseri çoğunlukla acı verir ve dilin anormal bir şekilde sert ve bükülmez olmasına neden olur. Düzgün konuşma veya yutkunma zorluğu ve uyuşmuşluk hissi görülebilir.

Ağız içinde sürekli beyaz lekeler (lökoplaki) veya kırmızı lekeler (eritroplaki) ortaya çıktığında bu lekeler öncü kanser koşulları (ardından kanser görülmesi muhtemel koşullar) olarak onaylanabileceğinden doktor veya diş hekimlerinin dikkatine sunulmaları gerekir.

Ağız Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Ağız kanseri çoğunlukla tütün kullanımı ile ilgilidir. Sigarayı bırakıp pipoya veya puroya geçmek veya enfiye ya da ağızdan alınan tütün riski azaltmaz. Katran miktarı daha düşük olan veya light sigaralar da işe yaramaz. Bir miktar tütünü ağızda bir noktada uzun süre tutmak da çok tehlikelidir. Bu durum çoğunlukla öncü kanser koşulu olarak kabul edilen lökoplakiye neden olur (bakınız Semptomlar). Ağız kanserinin gelişimini tetikleyen diğer faktörler arasında:

  • özellikle sert alkollü içkiler olmak üzere aşırı alkol tüketimi,
  • alkol ve sigarayı bir arada kullanma,
  • yerine oturmayan takma dişler,
  • özellikle dişler pürüzlü veya sivri uçlu olduğunda yetersiz bakım yapma,
  • dişteki herhangi bir keskin kenardan ötürü dilin sürekli tahriş olması

Sigara Kullanımı

Sigara dumanındaki kanser üreten maddelerin (kanserojen maddeler) vücuda alınması alkol ile daha da arttığından, alkol ve sigara dumanının bir araya gelmesi önemli bir nedendir.

Sigara, akciğer kanseri ve kalp hastalığı arasındaki ilişki, kesin olarak tespit edilmiştir. Sigara genel sağlığı etkilediği gibi; enfeksiyonlarla mücadele etmeyi ve yaraların veya ameliyatların iyileşmesini de güçleştirir. Sigara, genç yetişkinlerde büyümenin durmasına ve gelişim ile ilgili diğer güçlüklere neden olabilir. Çoğu sigara içicisi, önceden olduğu gibi koku veya tat alamadıklarını, kötü kokan soluk ve lekeli diş riskinin oluştuğunu görürler.

Her sigara yakılışında, ağız sağlığı da risk altındadır. Sigara, pipo veya puro içimi, boğaz, ağız, gırtlak ve yemek borusu kanserinin görülme ihtimalini arttırır. Çoğu insan erken belirtilerin farkında değildir veya onları göz ardı eder, bunun sonucunda da ağız kanseri sıklıkla teşhis edilmeden yayılır.

Tütün çiğneyen kronik dumansız tütün kullanıcıları, kullanmayanlara nazaran 50 kat daha fazla ağız kanserine yakalanma ihtimaline sahiptir. En iyisi, sigara, puro veya pipo içilmesinden, tütün çiğnenmesinden veya burna çekilmesinden kaçınılmalıdır. Birçok yıl kullandıktan sonra bile, tütün kullanımını bırakan insanlar, büyük ölçüde ağız kanser riskini azaltırlar. Kronik ve/veya yoğun alkol kullanımı da kanser riskini arttırır ve tütünle birlikte alkol, özellikle yüksek bir risk oluşturur.

Teşhis

Bir ay içerisinde geçmeyen ağızdaki herhangi bir şişlik veya doku değişikliği doktora bildirilmelidir. Düzenli kontroller esnasında diş hekimleri de ağız kanserlerine yönelik muayene yapabilmektedir.

Görsel muayene genellikle atılacak ilk adımdır, bunun ardından hastalıklı bölgeye dokunulur, şişlik veya ülser ya da çatlak gibi öteki sıradışı belirtiler yoklanır. Örneğin herhangi bir şişlik veya ülserin ne kadar süredir var olduğu, ağrı veya kanama olup olmadığı ve yutkunma veya konuşmada güçlük yaşanıp yaşanmadığına yönelik olarak hastanın ağız sağlığı geçmişi hakkında kendisiyle görüşmek de yararlı olabilir.

Küçük bir biyopsi (analiz etmek amacıyla az miktarda doku almak) teşhisi doğrulayabilir.

Kanserin boyutunu belirlemek ve kemikleri veya diğer bölgeleri etkileyip etkilemediğini öğrenmek üzere Röntgen ve CT taramaları da faydalı olabilir.

Tedavi

Tedavi genelde tüm kanserli dokuların cerrahi müdahale ile çıkartılması, radyoterapi (kanser hücrelerini yok etmek için radyasyon kullanma), kemoterapi (kanserle savaşan ilaçlar kullanma) ya da bu yöntemlerin hep birlikte kullanılmasından oluşur. Bazı ağız kanseri türlerinde Fotodinamik terapi (PDT) denilen yeni bir tedavi de kullanılmaktadır. Bu tedavide kanser hücreleri yok etmek için lazer ışını ve ışığa duyarlı bir ilaç kullanılır.

Ağız kanseri erken tedavi edildiğinde iyileşme olasılığı yüksektir. Ameliyat sonrasında yumuşak dokuda veya deride bir takım rekonstrüktif ameliyat gerçekleştirmek veya kemikleri protezler (yapay yedek parçalar) ile değiştirmek gerekli olabilir. Tedavide ağızları değiştirilen hastaların onarıcı diş hekimliği, konuşma terapisi ve beslenme danışmanlığı hizmeti almaları gerekebilir. Tedavi sonrası konuşmaları veya görünümleri değişen kişiler veya tedaviyi özellikle stresli bulan kişiler için psikolojik destek de gerekli olabilir.

Radyasyon Terapisinde Ağızda Hangi Yan Etkiler Görülür?

Radyasyon terapisi, baş ve boyun bölgesi için kullanıldığında birçok insanda ağızda tahriş, ağız kuruluğu, yutma güçlüğü ve tat değişiklikleri görülür. Ayrıca, radyasyon diş çürüklerinin görülme olasılığını arttırır; bu nedenle özellikle radyasyon tedavisi esnasında diş ve diş etlerine, ağız ve gırtlak bölgesine iyi bakılması önemlidir.

Radyasyon tedavisi esnasında ve ondan sonra karşılaşılabilecek ağız problemleri, kanser uzmanı ve diş hekimine düzenli olarak bildirilmelidir. Ayrıca, baş ve boyun kanser tedavisi başlamadan önce, ağızda olası yan etkileri önlemeye yardımcı olmak amacıyla tedaviden önce, tedavi esnasında ve ondan sonra neler yapılabileceği konusunda diş hekimi ile görüşülmelidir.

Tedavi Sırasında Ağız Sağlığı Nasıl Korunabilir?

Yemeklerden sonra yumuşak bir diş fırçası ile dişler fırçalanmalı ve her gün diş araları diş ipi ile temizlenmelidir. Baharatlar ve çiğ sebzeler, kuru kraker ve yemişler gibi sert yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Ayrıca tütün ve alkolden de uzak durulmalıdır. Ağız kuruluğuna karşı şekersiz sakız çiğnemek veya hekim tarafından reçete edilecek tükrük salgısını artırıcı ilaçlar kullanmak uygun olacaktır. Radyasyon terapisine başlamadan önce, diş hekimine bildirilmeli ve komple ağız muayenesi için randevu alınmalıdır.Diş hekimi tarafından bu dönemde dişleri korumaya yönelik olarak Flor jeli uygulaması yapılabilir. Riskli görülen dişlerin çekimi gerçekleştirilebilir. Gerek görülen tüm dişlere enfeksiyon oluşumunu en aza indirebilmek için dolgular yapılabilir.

Ağız Kanseri İşaret ve Belirtileri

Ağız Kanseri Nedir?
Ağız kanseri, dudakların (genellikle alt dudak) üstünde, ağzın içinde, gırtlak, bademcikler veya tükürük bezlerinin arkasında meydana gelen kanserdir. Kadınlardan ziyade erkeklerde daha sık görülmekle birlikte 40 yaşın üzerindeki bireylerde daha çok karşılaşılabilen bir durumdur. Yoğun alkol kullanımı ile birlikte sigara, en önemli risk faktörüdür.

Erken teşhis edilmezse, ağız kanseri ameliyat, radyasyon terapisi ve/veya kemoterapiyi gerektirebilir. Toplam beş yıl boyunca hayatta kalma oranı yüzde 50 olmakla birlikte, ölümcül de olabilir.* Bu zayıf tahminin sebebi, erken belirtilerin fark edilememesidir. Bu yüzden ağız kanserinin erken teşhis edilmesi başarılı bir tedavi için çok önemlidir.

Ağız Kanserinin Belirtileri Nelerdir?
Her zaman ağız kanserinin en erken uyarı işaretlerini fark edemeyebilirsiniz, bu yüzden hem diş hekiminiz hem de doktorunuzun yaptığı düzenli muayeneler çok önemlidir. Diş hekiminiz, ağız kanserin erken uyarı işaretlerini teşhis edecek şekilde eğitilmiştir. Ancak diş muayenesine ek olarak aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, diş hekiminize başvurmalısınız:

  • Dudaklarda, diş etlerinde veya ağzınızın içinde kolaylıkla kanayan ve iyileşmeyen bir yara
  • Yanakta dilinizle hissedebileceğiniz bir şişkinlik veya kalınlaşma
  • Ağzınızın herhangi bir bölümünde his kaybı veya uyuşukluk
  • Diş etlerinde, dilde veya ağız içindeki beyaz veya kırmızı benekler
  • Çiğneme veya yutma güçlüğü
  • Ağzınızda acı veya tarifsiz bir ağrı veya bilinen bir sebep olmaksızın boğazınıza bir şey takılma hissi
  • Takma dişlerin kötü bir şekilde yerleşmesine neden olan çene şişkinliği
  • Ses değişikliği

Ağız Kanseri Nasıl Önlenebilir?
Tütün içmiyor veya çiğnemiyorsanız – başlamayınız. Tütün kullanımı, yüzde 80 – 90 oranında ağız kanserine neden olmaktadır. **

Sigara içme — Sigara, akciğer kanseri ve kalp hastalığı arasındaki ilişki, iyice tespit edilmiştir.1 Sigara genel sağlığınızı da etkiler; enfeksiyonlarla mücadele etmeyi ve yaraların veya ameliyatların iyileşmesini de güçleştirir. Sigara, genç yetişkinlerde büyümenin durmasına ve gelişim ile ilgili diğer güçlüklere neden olabilir. Çoğu sigara içicisi, önceden olduğu gibi koku veya tat alamadıklarını, kötü kokan soluk ve lekeli diş riskinin oluştuğunu görürler.

Her sigara yakışınızda, ağız sağlığınız da risk altındadır. Sigara, pipo veya puro içimi, boğaz, ağız, gırtlak ve yemek borusu kanserinin görülme ihtimalini arttırır. Çoğu insan erken belirtilerin farkında değildir veya onları göz ardı eder, bunun sonucunda da ağız kanseri sıklıkla teşhis edilmeden yayılır.

Tütün Çiğneme — Kronik dumansız tütün kullanıcıları, kullanmayanlara nazaran 50 kat daha fazla ağız kanserine yakalanma ihtimaline sahiptir. En iyisi, sigara, puro veya pipo içilmesinden, tütün çiğnenmesinden veya burna çekilmesinden kaçınılmalıdır. Birçok yıl kullandıktan sonra bile, tütün kullanımını bırakan insanlar, büyük ölçüde ağız kanser riskini azaltırlar. Kronik ve/veya yoğun alkol kullanımı da kanser riskinizi arttırır ve tütünle birlikte alkol, özellikle yüksek bir risk oluşturur.

En iyisi, sigara, puro veya pipo içmekten, tütün çiğnemekten veya enfiye çekmekten kaçınmaktır. Uzun yıllar kullanımın ardından bile tütün kullanımını kesen insanlar ağız kanseri riskini büyük ölçüde azaltırlar. Kronik ve/veya ağır alkol kullanımı, kanser riskini artırır, alkol ve tütün bir arada kullanıldığında risk son derece yüksektir.

Ağız Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?
Teşhis konulduktan sonra, uzmanlardan oluşan bir ekip (ağız cerrahı ve diş hekimi dahil) her bir hastanın ihtiyaçlarına uygun bir tedavi planını geliştirir. Genellikle ameliyat gereklidir, ardından da radyasyon ve kemoterapi uygulanır. Bu terapilerin ağızda neden olabileceği değişikliklere aşina olan bir diş hekimine başvurmak önemlidir.

Şeker veya nişasta içeren yiyecek ve içecekleri her tüketişinizde, plaktaki bakteriler 20 dakika veya daha fazla bir sürede dişlerinizi aşındıran asitleri oluşturur. Diş minenizin gördüğü zararı azaltmak için yemek lokmaları ve içeceklerin sayısını veya arasını sınırlayınız. Birşeyler atıştırırken peynir, çiğ sebze, sade yoğurt veya meyve gibi besleyici gıdaları tercih ediniz.

Radyasyon Terapisinde Ağızda Hangi Yan Etkiler Görülür?
Radyasyon terapisi, baş ve boyun bölgesi için kullanıldığında birçok insanda ağızda tahriş, ağız kuruluğu, yutma güçlüğü ve tat değişiklikleri görülür. Ayrıca, radyasyon diş çürüklerinin görülme olasılığını arttırır; bu nedenle özellikle radyasyon tedavisi esnasında dişleriniz, diş etleriniz, ağız ve gırtlağınıza iyi bakmanız önemlidir.

Radyasyon tedavisi esnasında ve ondan sonra karşılaşabileceğiniz ağız problemlerinizi kanser uzmanınız ve diş hekiminize düzenli olarak bildirdiğinizden emin olunuz. Ayrıca, baş ve boyun kanser tedaviniz başlamadan önce, ağızda olası yan etkileri önlemeye yardımcı olmak amacıyla tedavinizden önce, tedavi esnasında ve ondan sonra neler yapabileceğiniz hususunda diş hekiminiz ile görüşünüz.

Tedavim Esnasında Ağız Sağlığımı Nasıl Koruyabilirim?
Yemeklerden sonra yumuşak bir diş fırçası ile dişlerinizifırçaladığınızdan ve her gün diş aralarını diş ipliğiyle temizlediğinizden emin olunuz. Baharatlar ve çiğ sebzeler, kuru kraker ve yemişler gibi sert yiyeceklerden kaçınız. Ayrıca tütün ve alkolden de kaçınınız. Ağzınızı ıslak tutmak için, şeker tüketiniz veya şekersiz sakız çiğneyiniz.

Radyasyon terapisine başlamadan önce, diş hekiminize bildiriniz ve komple ağız muayenesi için randevu alınız. Radyasyon tedaviniz başlamadan önce, diş hekiminizin radyasyon onkoloji uzmanınıza danışmasını isteyiniz.

AĞIZ KANSERLERİ

Ağız kanserlerinin sıklığı ve ciddiyeti ağız kanserlerinin çoğunluğu 45 yaşın üzerinde ortaya çıkar ve erkeklerde oluşma olasılığı kadınlara oranla 2 kat fazladır.

Ağız kanserlerinin oluştuğu bölgeler sıklıkla; dil, ağız tabanı, dil köküne yakın yumuşak damak alanları, dudaklar ve dişetleridir. Ağız kanserleri erken dönemde teşhis edilerek tedavi sağlanmazsa yayılarak sürekli ağrı, fonksiyon kaybı, tedavi sonrası düzeltilmesi mümkün olmayan yüz ve ağız deformiteleri, hatta ölümlere neden olabilir. Dişhekimine düzenli aralıklarla gidilmesi ağız kanserlerinin erken dönemde yakalanması açısından da önemlidir.

Ağız kanserlerinin nedenleri nelerdir?

Ağız kanserlerinin kesin nedeni tam olarak bilinmez. Bununla beraber, tütün ürünleri, alkol ve bazı besinlerdeki karsinojen maddeler ve özellikle ağız dışı bölgelerde (dudak gibi) fazla güneş ışığına maruz kalınması gibi faktörlerin kanser riskini arttırdığı bilinmektedir. Genetik yatkınlık da ağız kanserleri için risk faktörleri arasındadır.

Ağız kanserlerinin muhtemel belirtileri;   

·  Ağız içinde veya etrafında beyaz veya kırmızı renkli alanlar

·  Ağız içinde hassas, tahriş olmuş, kabarık veya kalınlaşmış alanların olması

·  Ağızda veya boğazda tekrarlayan kanamalar

·  Seste boğukluk veya boğazda yutulamayan cisim hissi

·  Çiğneme ve yutma güçlüğü

·  Dil ve çene hareketlerinde zorlanma

·  Dil veya ağızın diğer bölgelerinde his kaybı, uyuşukluk

·  Alt veya üst çenede meydana gelen şişlikler ve bunun sonucu mevcut protez uyumunun bozulması

·  Ağız kanseri lezyonları başlangıç döneminde ağrısızdır ve bu nedenle de ihmal edilebilirler.  Kanser ilerleyerek sağlıklı ağız dokularında harabiyet oluşturdukça ağrı şikâyeti de başlar. Kişinin ağız kanserini fark etmesi güç olabilir. Erken tanı için en ufak bir değişiklikte  dişhekimine gidilmesi son derece önemlidir. Ayrıca düzenli dişhekimine gitme alışkanlığı erken tanıda önemli rol oynar.

Ağız kanseri riskinin azaltılması;

·  Sigara, sigar, pipo gibi tütün ürünlerinin kullanmayınız, tütün çiğnemeyiniz

·  Alkol kullanıyorsanız, aşırıya kaçmayınız

·  Hem alkol hem de tütün ürünlerini kullanan kişilerde ağız kanseri riski alkol ve tütün ürünlerini kullanmayan kişilere göre 15 kat artmıştır

·  Meyva ve sebzeden zengin diyetle besleniniz (araştırmalar bu tür diyetin ağız kanseri riskini azaltabileceğini ileri sürmektedir)

·  Düzenli olarak dişhekimine gitmeyi ihmal etmeyiniz.

Sponsorlu Bağlantılar

3582 0

Yorum yapılmamış --> "Ağız kanseri nasıl olur, nasıl anlaşılır, nasıl ortaya çıkar ve teşhisi nasıl konur?"

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir