Yabani iğdenin faydaları ve yararları, nelere iyi gelir?


Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Yabani iğde hangi hastalıklara şifadır?

Yabani iğdenin hem sağlık hem de güzellik açısından çok önemli yararlarının olduğunu biliyor muydunuz?

Peki yabani iğdenin hangi rahatsızlıkların tedavisinde etkili olduğundan haberiniz var mıydı?

İşte yabani iğde hakkında bilmeniz gereken çok önemli bilgiler…

sağlık ve güzellik için yabani iğde

Yabani iğdenin etken maddesi olan Palmitoleik asit, yani omega 7, vücudun collagen üretimini artırıyor. Bu madde, cilt kırışmasını önlüyor, ayrıca vücudun yağ biriktirmesini engelliyor.

Ajanshaber’de yer alan habere göre, yabani iğde yağının egzama, yanık, dermatit, yara ve iltihapların tedavisinde yüzyıllardır kullanıldığını belirten Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr Erdem Yeşilada, yabani iğde yağının, cilt üzerindeki bu iyileştirici gücünün, içeriğindeki omega 7, E vitamini, betakaroten, antioksidan ve karotenoid gibi güçlü bileşenlerden kaynaklandığını söyledi.

Omega 7’nin hücre zarının fiziksel ve duygusal stresten korunmasında önemli rol oynadığını vurgulayan Prof. Yeşilada, “Omega 7, saç ve ciltte görülen kuruluk, yaşa ve çevresel faktörlere bağlı deri esneklik kaybı ve kırışıklıklarla mücadele ederek ciltte gözle görülür bir iyileşme sağlıyor” dedi.

Omega 7’nin, cildin su tutma kapasitesini artırarak, göz kuruluğu veya vajinal kuruluk gibi sıkıntılara da çözüm olduğunu söyleyen Yeşilada, “Tırnakları ve saçları güçlendiriyor. Cildin collagen üretimine, esnekliğinin artırılmasına ve hasarlanmış cildin iyileşmesine yardımcı olan omega 7’den, bu özelliklerinden dolayı kozmetik ve cilt bakım ürünlerinde de yararlanılıyor. Yabani iğde yağının, aynı zamanda doğal bir güneş koruyucusu olduğu da biliniyor” diye konuştu.

Yabani iğdenin faydaları nelerdir?

Yabani iğde ya da bir diğer adıyla deli iğde pek çok rahatsızlığın ortadan kalkmasında etkili bir role sahip şifalı bitkiler arasındadır. Özellikle de yabani iğdenin faydaları midede görülmektedir. Yaşadığınız mide şikayetlerinden kurtulmak için yabani deli iğde tüketebilirsiniz.

Midenin doğal fonksiyonlarını hiçbir şekilde etkilemeden, değiştirmeden mide ülserinin tedavisini sağlayan deli iğde, aynı zamanda diğer mide rahatsızlıklarının da iyileşmesini sağlıyor. Karaciğer organında müteşekkil olmuş hasarların tedavisinde de yabani iğdenin yararları bulunuyor.

Yabani deli iğdenin yararlarından faydalanmak için bu bitkinin meyvelerinden hazırlanmış ekstreleri kullanabilirsiniz. Kataraktın önlenmesi, içerdiği antioksidan ile kanserin önlenmesi gibi iğdenin faydaları saymakla bitmiyor.

YABANİ DELİ İĞDE NEDRİ?YABANİ DELİ İĞDENİN MÜTHİŞ FAYDALARI

100’den fazla hastalığa iyi geliyor

Yüzlerce hastalığa iyi gelen bu bitkinin fadaları saymakla bitmiyor.

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Süleyman, mide asidini baskılamadan, artırmadan ya da azaltmadan, midenin doğal fonksiyonlarını etkilemeden, değiştirmeden mide ülserini tedavi eden ilaçlar üzerine önemli çalışmalarının bulunduğunu belirterek, 1997 yılından beriyabani deli iğde meyvesinin ülsere ve diğer bazı rahatsızlıklara olan iyileştirici etkileri üzerine çalışmalar yaptığını söyledi.

Prof. Dr. Süleyman, yabani deli iğde meyvesinin karaciğer hasarını önlediğine dair bir çalışmasının da 2010 yılında Pharmaceutıcal Biology dergisinde yayımlandığını bildirdi. Yabani deli iğde meyvelerinden ekstre elde ettiğini belirten Süleyman, şöyle devam etti: ”Yabani deli iğde meyvelerinden elde edilen ekstre mide asidini baskılamadan, artırmadan ya da azaltmadan sadece mide ülserlerini iyileştiriyor. Buna ilaç demem yanlış olur. Bu bir ekstre. Hayvanlar üzerinde denedik. Yüzde 100 ülseri iyileştirici etkisini gördük. Mide asidini baskılamadan, artırmadan ya da azaltmadan sadece mide ülserlerini iyileştiriyor.” -Gün kurusu kayısısı- İnönü Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selim Doğanay’ın danışmanlığında bilimsel çalışmasını yürüten göz hastalıkları uzmanı Cem Düz, yaptığı açıklamada, kataraktın önlenmesinde antioksidanların ve kullanılan gıdaların önemli rolü bulunduğunu, bu nedenle de çalışmalarında kayısının katarakt üzerinde etkisinin olup olmadığını incelediklerini belirtti.

Kayısıda birçok vitamin ve antioksidan düzeyine sahip bileşen bulunduğuna işaret eden Düz, yaptıkları çalışmayla kayısının ilk kez göz üzerindeki etkisinin araştırıldığını vurguladı. Deney hayvanları sıçanlarla 20’şerli gruplar halinde çalıştıklarını ve bunları 3 gruba ayırdıklarını anlatan Düz, deney hayvanlarının ilk gruba normal yem verildiğini, diğer iki gruba doğumlarının onuncu gününden itibaren katarakt yapıcı bir ilaç uygulandığını belirtti. İlaç verilen iki grup deney hayvanından bir grubun sürekli olarak içeriğinde organik gün kurusu kayısının bulunduğu yemle beslendiklerini kaydeden Düz, ”Çalışmanın ikinci ayında kayısı yemiyle beslenen grubun ilaç enjekte edilen ikinci gruba göre katarakt oluşumunun çok çok az olduğunu ve sıçan kanı ve lenslerindeki antioksidan düzeylerinin diğer gruplara nazaran daha yüksek olduğunu tespit ettik” diye konuştu.

Araştırmanın danışmanı İnönü Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selim Doğanay da gözdeki lensin saydamlığını yitirmesiyle oluşan katarakt hastalığının dünyada göz konusunda en fazla yapılan cerrahi işlemlerin başında geldiğini dile getirdi. Doğanay, çalışmanın kayısının göze olan etkisini gösteren dünyadaki ve Türkiye’deki ilk çalışma olduğunu, bilimsel çalışmanın sonuçlarının Türk Oftolomoloji Derneği’nin Ulusal Kongresi’nde sunduklarını ve çok olumlu tepkiler aldıklarını, Nisan ayında da Amerikan Katarakt Cemiyeti’nin toplantısında da tebliğ olarak sunacaklarını kaydetti. Karanfil her derde deva: İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhami Gülçin tarafından yapılan bir araştırmada, karanfilin birçok hastalığa iyi geldiği tespit edildi ve bu araştırma dünyadaki birçok bilimsel dergide yer aldı.

Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi de Prof. Dr. Gülçin, yaptığı açıklamada, karanfil bitkisinin asıl vatanının Hindistan olduğunu belirterek, dünyadaki üretiminin yüzde 80’inin Tanzanya’da yapıldığını anımsattı. Türkiye’de karanfilin yaygın olarak kullanıldığını vurgulayan Gülçin, 100’den fazla hastalığın sebebi olan serbest radikallerin antioksidanlar tarafından giderildiğini belirterek, karanfilin su ekstresini kullanarak, bu konuda bilimsel bir araştırma yaptıklarını vurguladı. Çalışmada, önemli sonuçlar elde ettiklerinin altını çizen Gülçin, ”Gerçekten çok ilginç sonuçlar elde ettik. Çünkü kullandığımız karanfilin su ekstresinin, standart antioksidan bileşkeleriyle kıyasladığımızda önemli bulgular tespit ettik” dedi. Karanfilin su ekstresinden sonra, karanfil yağı üzerine de bir araştırma yaptıklarını ifade eden Gülçin, ”Günde 3-5 bardak karanfil çayını içmek, stres, sıkıntı, yorgunluk gibi psikolojik sıkıntılardan korur. Özellikle enfeksiyonlara karşı çok etkili. Karanfil birçok hastalığın temel sebebi olan alzheimer, parkinson, diyabet gibi hastalığın nedeni olan olan serbest radikalleri gideriyor.

Kısacası, enfeksiyon ve kronik hastalıklarına karşı karanfil tomurcuklarının çok güzel bir şekilde kullanılabileceğini biz bilimsel olarak ispatladık” şeklinde konuştu. Karanfili çok fazla tüketmenin zararlı olabileceğine dikkati çeken Gülçin ”Karanfil üzerine yaptığım çalışmalarım, dünyada bu konudaki en saygın dergilerde yayımlandı. 2004 yılında ”Food Chemistry”de, 2010 yılında ”Arabian Journal Of Chemistry”de, 2011 yılında ise ”Journal of Medicinal Food” dergisinde bilimsel araştırmalarım yayımlandı. Food Chemistry’deki makalem yüzün üzerinde atıf aldı. Dünyadaki birçok bilim adamının aldığı atıftan daha fazla atıf aldı makalem” diye konuştu. mylife.com.tr den alınmıştır.

Sponsorlu Bağlantılar

3785 0

Yorum yapılmamış --> "Yabani iğdenin faydaları ve yararları, nelere iyi gelir?"

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir